İsrail ve BAE İkili İlişkileri 'Tamamen Normalleştirmek ...

Oda Nobuna no Yabou: ünlü oda klanının lideri oda Nobuna bir savaşın ortasında iken başka bir dünyadan gelen Yoshiharu Sagara oda Nobuna yı kurtarır ve ikili basit bir arkadaşlık kurar ona maymun lakabını koyan oda Nobuna maymun ile klanlara karşı savaşıcak ve dostane ilişkiler kurucaktır

Oda Nobuna no Yabou: ünlü oda klanının lideri oda Nobuna bir savaşın ortasında iken başka bir dünyadan gelen Yoshiharu Sagara oda Nobuna yı kurtarır ve ikili basit bir arkadaşlık kurar ona maymun lakabını koyan oda Nobuna maymun ile klanlara karşı savaşıcak ve dostane ilişkiler kurucaktır submitted by envo123 to KGBTR [link] [comments]

Beyaz Saray Sözcüsü Sanders: Trump ile Erdoğan arasında güçlü bağlarımızı teyit edeceğimiz bir telefon görüşmesi ayarlamak için çalışıyoruz. Türkiye'yi demokrasisini güçlendirmek için adımlar atmaya ve ikili ilişkilerdeki problemleri çözmeye devam etmeye teşvik ediyoruz

Beyaz Saray Sözcüsü Sanders: Trump ile Erdoğan arasında güçlü bağlarımızı teyit edeceğimiz bir telefon görüşmesi ayarlamak için çalışıyoruz. Türkiye'yi demokrasisini güçlendirmek için adımlar atmaya ve ikili ilişkilerdeki problemleri çözmeye devam etmeye teşvik ediyoruz submitted by Unibrowlickerkitten to Turkey [link] [comments]

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı Abdul-Mehdi, Ankara’daki ikili ilişkileri görüştü

Irak Başbakanı Adel Abdul-Mehdi, Çarşamba günü Türkiye'yi ziyaret etti ve ikili ilişkileri ve terörle mücadeleyi görüşmek üzere ikili ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi.
İki lider, terörle mücadele, Irak'ta yeniden yapılanma çalışmaları ve başkent Ankara'daki Beştepe Cumhurbaşkanlığı Kompleksi'ndeki toplantılarında Irak ile Türkiye arasında, özellikle ticaret ve enerji alanlarında işbirliğini ilerletme adımlarını tartıştı.
Akşam yemeğinden sonra yapılan ortak bir basın toplantısında Erdoğan, Türkiye ve Irak’ın karşılıklı olarak yararlı bir askeri işbirliği ve güven anlaşması imzaladıklarını söyledi.
Erdoğan, "Irak'ı yeniden inşa etmeyi, DAEŞ işgalinden etkilenen alanları geliştirmeyi ve Irak'ın güneyinde bir ticaret koridoru oluşturmayı kabul ettik" dedi.
Başbakan, Türkiye ve Irak’ın savunma bakanları ile istihbarat şeflerinin yakında anlaşmaların ayrıntılarını görüşmek üzere görüşeceğini belirtti.
Erdoğan, Türkiye ile Irak’ın Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda aynı sayfada olduğunu söyledi.
Enerji cephesinde, Iraklı ve Türk liderler, Daesh terör örgütü tarafından tahrip edilen Kerkük-Ceyhan petrol boru hattının yeniden açılmasının önemini vurguladılar.
Abdul-Mehdi: “Türkiye'ye Irak topraklarından kaynaklanan hiçbir güvenlik tehdidini asla kabul etmeyeceğiz” dedi.
PKK terör örgütüne karşı mücadele, iki liderin gündeminin başında yer alan konulardan biriydi, çünkü her iki ülke için de büyük bir güvenlik kaygısıydı.
PKK, 2014 yılının ortalarında, yerel Yezidi topluluğunu Daesh terörist grubundan koruduğu bahanesiyle Sinjar'da bir dayanak noktası kurmayı başardı. O zamandan beri, PKK'nın Sinjar'da lojistik ve komuta kontrol faaliyetleri için yeni bir temel teşkil ettiği bildirildi.
Irak'ın Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KRG) daha önce PKK'nın Sinjar'daki varlığının kabul edilemez olduğunu ve militanların bölgeden ayrılmalarını istediğini söyledi.
Türkiye uzun zamandır ulusal güvenliğine yönelik terör tehditlerine tahammül edemeyeceğini vurguluyor ve Iraklı yetkilileri terörist grubu ortadan kaldırmak için gerekli adımları atmaya çağırıyor. Ankara ayrıca, daha önce beklenen adımların atılmadığı takdirde TSK'nın Suriye'deki Fırat Kalkanı Operasyonu ve Zeytin Dalı İşletmesi'nde olduğu gibi haklarını kullanacağını ve bölgede sınır ötesi bir operasyon başlatacağını vurguladı.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Irak’ın kuzeyindeki PKK teröristlerinin Türkiye’de saldırı yaptıkları gizlenme ve üslere sahip olduğu sınır ötesi operasyonlarını düzenli olarak yürütüyor.
Türkiye'ye yönelik 30 yılı aşkın terör kampanyasında, Türkiye, ABD ve AB tarafından terör örgütü olarak listelenen PKK, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere yaklaşık 40.000 kişinin ölümünden sorumlu oldu.
Toplantıda öne çıkan bir diğer önemli konu da Irak’ın DAEŞ’e karşı üç yıl süren savaşından sonra yeniden inşasıydı. Yeniden yapılanma, terör ve savaş tarafından tahrip edilen şehirleri, yıkılmış yolları, binaları, hasarlı elektrik üretim kapasitesini ve dağıtım ağlarını ve diğer hasarlı siteleri içerecektir. Irak altyapısı yetersiz yatırım ve bakım nedeniyle de bozuluyor.
Irak'ta su yönetimi, toplantıda yoğun şekilde tartışılan bir başka konuydu. Önceden, her iki ülke de bölgedeki su krizini önlemek için su yönetimi üzerinde birlikte çalışmaya karar verdiler. Türkiye, konuyla ilgili deneyimlerini paylaşmak için Irak'a özel bir temsilci Veysel Eroğlu göndermeye karar vermişti.
İki komşu ülke arasındaki ilişkiler son zamanlarda üst düzey ziyaretlerle yeni bir ivme kazandı. Nisan ayı sonlarında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Irak'ı ziyaret etti ve meslektaşı Muhammed Ali Alhakim ile bir araya geldi. Ocak ayında, Irak Cumhurbaşkanı Barham Salih de Türkiye'yi ziyaret etti ve tüm alanlarda işbirliğini ilerletmek üzere anlaşarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerde bulundu.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Gerçekten Daha Gerçek – Brian Massumi

Gerçekten Daha Gerçek – Brian Massumi
Mustafa Burak Arabacı
https://preview.redd.it/n0vapcg97dq51.jpg?width=1000&format=pjpg&auto=webp&s=d233571ce475a5c0b4bc5a70c2b859ef270b3818
Hiper-gerçeklikte, işaretler artık dışsal bir asıl-olan’a matuf değil yahut onun bir temsili değil. Öylece salt kendileri olarak duruyor, ve salt başka işaretlere ilişkinler. Bir kısım boyutları ayrıştırılabilir, dilin fonemleri açısından, ikili dakika ayrımlarının birleşimiyle. ama postmodernizm eveleyip geveliyor
Çağımızın kültürünün tekrarlı-dolaşımında mevcut olan baştan çıkarıcı imajlar var. Dünyamız, Baudrillard’ın deyimiyle, bir tür postmodern kıyamet sonrası halin içindeki hiper-uzaya fırlatıldı. Havasız atmosfer matuf-olan’ı boğdu, bizi boş bir merkezin etrafında dönen ereksiz yörüngedeki uydulara terketti. Artık bir gerçekliğe matuf olmayan, uçuşan imajlardan yapılı bir eteri soluyoruz (-1-). Baudrillard’a göre simülasyon bu: gerçeğin gerçekliğinin işaretlerinin ikamesi (-2-). Hiper-gerçeklikte, işaretler artık dışsal bir asıl-olan’a matuf değil yahut onun bir temsili değil. Öylece salt kendileri olarak duruyor ve salt başka işaretlere ilişkinler. Bir kısım boyutları ayrıştırılabilir. Dilin fonemleri açısından ikili dakika ayrımlarının birleşimiyle ama postmodernizm eveleyip geveliyor. (-3-) İmajlar onları zemine çekecek bir çekim-kuvvetinin yokluğunda hızlanıyor ve birlikte koşuşturmaya meyyaller. Değiştirilemez oldular. Herhangi bir terim bir başkasının yerine ikame edilebilir oldu: Külliyen indeterminasyon (determinasyon’un zıttı) (-4-). Homojen yüzeyin bu dizimsel kayganlığıyla yüzleştikçe, konuşmasız kaldık. Salt meczup bir halde, öylece, seyrediyoruz (-5). Sürecin sırrı kavrayışlarımızın ötesinde. Anlam kendi içinde patladı. Dışsal bir asıl yok, ama her yerde ve daimi olanı var. Dizimsel kayganlığın zemini için cevaplar veren paradigmatik boyut sadece takas ve tekrarlı-dolaşımın hazsız orgy’sinde asgari düzeyde ayrıştırılmış işaretler bulanıklık yaratıyor. İmajlarda saklı olan kendi jenerasyonundan sorumlu genetik kodlar (-6-) anlam erişim ve görüşün dışında ama bu bir mesafenin ardında olmasından kaynaklanmıyor; anlam erişim ve görüşün dışında çünkü kod küçültüldü. Nesneler imajlara, imajlar işaretlere, işaretler enformasyona, enformasyon ise bir çipe sıkıştırılıyor. Her şey moleküler bir ikiliğe indirgeniyor. Bilgisayarlaştırılmış toplumun genelleştirilmiş dijitalliği (-7-).
Ve biz öylece bakakalıyoruz. Tam olarak pasif olduğumuz söylenemez, çünkü aktif-pasif dikotomisi de dahil bütün kutupluluk gözden kayboldu. Bizi merkezine alan bir dünyamız yok ama biz kendimiz ihsası elektriksel olan bir zemin işlevindeyiz (-8-). Eylemde bulunamıyoruz, sadece teslim alınıyoruz. Açılmış ağzımız ve açık gözlerimizle emiyoruz. Sessiz yığınların kitlesel entropisinde hareketli-titreşimli imajların oyununu yalıtıyoruz.
Bunları okumak bir bakıma eğlenceli. Ama naif bir gerçekçi yahut emişken bir sünger olmanın dışında sahiden bir seçeneğimiz yok mu?
Simulakrumun oluşturduğu benzeşme bir anlamda, bir son değil. Deleuze ve Guattari’nin yazdığına göre, “Bir şey görünür olmak için, yapısal belirtkelerin simülasyonunu oluşturmaya itelenir ve kendi maskeleri olma işlevi gören itkilerin belirtkelerine doğru kayar… O şey, maskesinin altında ve kastettiklerinde, zaten kendisinin bütünlüğü sonradan kurulacak olan spesifik yüksek belirtkeleri ve uçlardaki formlarına yatırım yapmıştır.”
Deleuze ve Guattari üçüncü bir yol açıyor. Tek bir yerin uzamında geliştirilmemiş olmasına rağmen, simülasyon teorisinin Deleuze ve Guattari’nin çalışmalarından çıkarılması bize dinazorlara dönmeden yahut bizi hiper-kinizme fırlatıp bırakmadan geç-kapitalist dönemdeki kültürel şartlarımızı analiz etmek için bir başlangıç verebilir.
Yaygın tanıma göre, simulakrum aslı ile ilişkisi kopya olduğunun söylenmesi imkansızlaşacak denli sönümlenmiş kopyanın kopyası demek. Salt kendinden ibaret olarak duran, aslı olmayan bir kopya. Frederic Jameson foto-realizm örneğini veriyor. Bir kopyanın resmedilmesi gerçekliğe ilişkin değil, lakin bir fotoğraf, zaten orijinal olanın kopyası (-9-). Deleuze, “Eflatun ve Simulakrum” makalesinde başlangıç noktası olarak benzer bir tanımı ele alıyor fakat bunun yetersizliğine de vurgu yapıyor. Bariz bir noktanın ötesi için, ayrımın artık tek bir derecelendirmesi yok. Simulakrum farklı doğaları olan fenomenlerin tamamından ziyade bir kopyanın iki defa silinmesi: asıl ve kopya arasındaki bariz ayrımların altını ve altındaki zemini oyulması (-10-). Kopya ve asıl terimleri bizi temsil ve nesne-üretimi/nesnenin-yeniden-üretimi dünyasına bağlıyor. Bir kopya, kaç defa silinmiş olduğu, gerçekliği yahut sahteliği farketmeksizin, dahili olanın varlığı yahut yokluğu üzerinden tanımlanır; temeldeki ilişkisi asıl-olan ile benzerlikleridir. Simulakrum ise, sadece asıl olduğu varsayılan ile dışsal ve aldatıcı bir benzerlik yaratır. Onun üretim süreci, içsel dinamikleri, onun aslı olduğu varsayılandan tamamıyla farklıdır, onunla benzerliği salt yüzeysel bir etki, bir illüzyondur (-11-). Fotoğrafın üretimi ve işlevinin fotoğraflanan nesne ile bir ilişkisi yoktur. Foto-realist tablolar ise bir bakıma temeldeki farklılığı örterler. Temsilin apaçık gösterimi değil maskelenmiş farklılık, bilhassa simülakrum ile ilişkili olan tekinsizliği üretirler: Asıl-olan’ın yerine geçmesi için yapılmış bir kopya. Bir simulakrumun farklı gündemleri vardır, farklı tekrarlı-döngüsel devrelere girer. Deleuze kopya kalıplarını başarıyla parçalamış olan simülakraya örnek vermek için pop-art’ı kullanır (-12-): Kendi kendilerine yaşam bulan çoklaştırılmış, stilize edilmiş imajlar. Sürecin itkisi “asıl-olan”ın eşdeğeri olmaya yönelik değil, bilakis simulakrumun kendi kudurmuş üremesine yeni bir uzayın kapılarını açmak için ona ve onun dünyasına muarız hale gelmek. Simulakrum kendi farklılığını oluşturuyor. İçe doğru bir patlama değil bir farklılaşma; mutlak yakınlığın değil galaktik mesafelerin bir göstergesi.
Simulakrumun oluşturduğu benzeşme bir anlamda, bir son değil. Deleuze ve Guattari’nin yazdığına göre, “Bir şey görünür olmak için, yapısal belirtkelerin simülasyonunu oluşturmaya itelenir ve kendi maskeleri olma işlevi gören itkilerin belirtkelerine doğru kayar… O şey, maskesinin altında ve kastettiklerinde, zaten kendisinin bütünlüğü sonradan kurulacak olan spesifik yüksek belirtkeleri ve uçlardaki formlarına yatırım yapmıştır.”(-13-). Aynılaşma bütünüyle yeni yaşamsal bir boyutun maskelenmeye başlanması… Bu haddizatında doğadaki taklitlere bile uygulanır. Bir yaprağı taklit eden bir böcek, etrafını kuşatan bitki belirtkesi ile birleşmez lakin avcıların mücadelesinde başka bir aleme yeniden ve yeni bir kılıkta girer. Taklit, Lacan’a göre, kamuflajdır (-14-). Bir muharebe meydanını teşkilatlandırır. Yanıltıcının/yanılgının özünde içkin bir güç vardır: Aldatmacanın olumlanan gücü, bir başkasının yaşamı ile kendini maskelemenin stratejik avantajını elde etmenin gücü.
Ridley Scott’un filmi Blade Runner mezkur aldatmaca savaşında esas düşmanın “asıl-olan” olduğunu gösterir. Dış dünyadaki taklit-klonlar yerli toplulukların arasına karışmak için değil kendilerine içkin dışarıda-kalmışlığın sırrına kani olmak için dünyaya gelirler. Böylece esaretlerinden kurtulup kendi anlayışları ile tam hayatlarını yaşayabileceklerdir. Taklit yanlışlayıcısını biricik-oluş’un dizginlenemeyen açıklamasına doğru iten yaşam gücünün bir belirtisidir. Baskın olan taklit-klonun gözlerini yapan adama söyledikleri simülasyonun genel bir formülü olarak ele alınabilir: “Benim gördüklerimi görebilmenin tek yolu senin gözlerinle bakmam.” Eğer önceden ölümlerinin vakitlerinin belirlenmişliğini değiştirebilselerdi, taklit-klonlar dünyada insan taklitleri olarak kalmayacaklardı. Gezegenlerarası yaşamsal boyutlarını geri alacak ya da oraya geri kaçacaklar, böylece hiçbir insanın daha evvel görmediği ve göremeyeceği şeyleri görebileceklerdi. Onların taklit-edişi ise sadece farklılığın yüklenimi ve maske-çıkarma işlevi gören yolun üstündeki bir mola istasyonu idi. Eric Alliez ve Michel Feher’in gözlemlediği gibi, simulakruma karşı en iyi silah onun bir yalancı-kopya olduğunu göstermek için maskesini düşürmek değil, onu gerçek bir kopya olmaya zorlamak ki bu da onu asıl-olan’ın çıraklığına ve temsiline göndermek demektir. İsyankar taklit-klonları üreten şirket ikinci-el insan hatıraları ile tamamlanmış yeni bir taklit-klonu ifade ediyor (-15-).
“Simülasyon” diyor Deleuze ve Guattari “Gerçekliği yenisi ile değiştirmez… despotik aşırı-kodlama operasyonu ile gerçeğin yerini alır, gerçekliği dünyanın yerini alan yeni tam bir beden üzerinde üretir. Bu da gerçeğe yarı-sebep (quasi-cause) ile gerçeğe el koyulması ve gerçeğin üretilmesini açıklar”
Evvelden simulakrumu kopya ve asıl-olan terimleri içerisinden tartışmanın güdük kalacağını söylemiştim ama şimdi kendimi salt asıl-olan’dan bahsederken lakin asıl-olan’ın simulakrum ile bir ölüm kalım savaşı verdiğini iddia ederek bunu yapıyorum. Asıl-olan’ın gerçekliği uğraşılmasına muhtaç olduğumuz bir soru. Baudrillard bu soruyu gerçeğiyle değiştirilen simülasyonun kendisinin de var olduğunu yahut simülasyonun orada ve zaten hep orada olduğunu söyleyerek soruyu sürüncemede bırakıyor (-16-) Deleuze ve Guattari ikisine de evet diyor. Alternatifi yanlış zira simülasyon gerçeğin kendisini üretiyor, yahut, gerçeğin kendisinin zemininde daha tam, daha gerçek (gerçekten-daha-fazlası). “Gerçeği kendi ilkesinin ötesinde etkili bir şekilde üretildiği bir noktaya taşıyor.” (-17-). Her simülasyon kalkış noktasını, bariz bir şekilde durağan kimlikleri, arazileri içeren düzenlenmiş bir dünya olarak alır. Fakat bu “gerçek” varlıklar kopya numarası yapmaya razı olmuş simülakranın üzerini kaplar. Louis Feuillade’nin çektiği sessiz bir film süreci resmediyor.
Vendémiaire Birinci Dünya Harbi’nin son günlerinde geçiyor. Olaylar basit: Fransa’nın kuzeyinde savaşta çarpışamayan sıradan bir ailenin mensupları güneyde işgal edilmemiş arazilere kaçıyor ve tüm gayretlerini şarap yapımına harcamaya başlıyorlar. Orada, ailenin kızlarından birinin müstakbel kocası ile ve iki Belçikalıyı öldürerek kimliklerini ele geçirerek İtilaf Devletleri topraklarından bir yandan İspanya’ya kaçacak parayı bulmaya çalışarak geçmek isteyen, pek de tekin olmayan Alman asker kaçakları ile tanışacaklardır. Almanların planı istedikleri parayı üzüm bağının sahiplerinden çalmak ve suçu hasatta çalışan çingene kadının üzerine atmaktır. Plan, Almanlardan biri tam bulunma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu sırada, boş bir üzüm depolama tankına düşmesi ile çöker; Alman yandaki tankta bulunan üzümler fermente olurken zehirli gazlara maruz kalarak oracıkta ölür. Cesedi çaldıkları ile birlikte bulunur ve çingene hırsızlıkla itham edilmekten kurtulur. Diğer Alman ise sarhoş olduğu esnada Almanca konuşarak kendini yakalatır.
Film üzümlerin kıskacında… Üzüm hasadından temin edilenler olay örgüsündeki durumun ilk müşevviki oluyor ve dilemmayı insanlardan ziyade üzümler kendileri çözüyorlar. Film sadece üzümlerin kıskacında değil, olmazsa olmaz bir unsur olarak film şarabın içinde yüzüyor. Her önemli an şarap üzerinden açıklanıyor: Aşk kocasının şarap bardağında parıldayan dans eden kadının imgesi üzerinden açıklanıyor. Almanların tehdidi üzüm şarabı üstünde tepinen kaçaklardan biri üzerinden en üst düzeyde açıklanmış. Kahramanlık, arkadaşlarının zafer istençlerini diriltmek ve vatanlarının hatırlatan tadı vermek için siperlere geri dönmeye çalışan özgecil/altruistik süvari-er üzerinden örneklendiriliyor, zafer geldiğinde ise şerefine şarap kadehleri kaldırılıyor; ve film şaraplarla bezeli duygusal bir tablo ile son buluyor. Filmin son sözü ise o şarap mahzenlerinden yeni bir ulusun yeniden doğacağını söylüyor. “Simülasyon” diyor Deleuze ve Guattari “Gerçekliği yenisi ile değiştirmez… despotik aşırı-kodlama operasyonu ile gerçeğin yerini alır, gerçekliği dünyanın yerini alan yeni tam bir beden üzerinde üretir. Bu da gerçeğe yarı-sebep (quasi-cause) ile gerçeğe el koyulması ve gerçeğin üretilmesini açıklar” (-18-). Bölünmez, soyut şarap akışı ulusun görkemli bedenidir. Kendisini aşkın gücü, zafer ve yeniden-doğuş için fesheder. Kendisini ilk ve son sebep olarak arz eder. Ama barizdir ki savaş şarap ile kazanılmamıştır. Onun nedenselliği bir illüzyondur. Ama etkili bir illüzyon zira işleri yolunda tutmak için gerçekliğin içine yeniden-zerk edilmiştir: Aşkı açıklar, bir yandan adamı iyi bir koca olmaya ve oğullarına ulusun yükselişini miras bırakmaya teşvik eder; vatanseverliği açıklar, bir yandan da askerleri zafer için kamçılar. İşte bu yüzden ona yarı-neden deniyor. Bedenleri ve şeyleri kendi vücutlarından çıkarıp ideal kimliklerin aşkın uzamına taşır: İhtişamlı bir kadın, görkemli bir aile, muazzam bir ulus. (Hatırlayalım: “gerçeği kendi ilkesinin ötesine taşır…”) ve sonra, orada onlar için ve onları dağıtılan kimliklere uydurmak için kendini bekleten ideal uzamı büküp bedenler ve şeylerle kavuşmalarını sağlıyor. (Hatırlayalım: “… etkili olarak üretildiği noktada”). Aynılaşma ve temsil bağlantılarının (network) tamamını yaratıyor. Asıl-olan ve kopyanın her ikisi de aynı ihtişamlı anlatım sürecinin ürünleri, nihai erek ise dünyanın yeniden yaratılması, yeni bir yer-yurt’un yaratılması.
Bu hesap-kitap, asıl-olan ve kopya arasındaki kutupluğu her ikisine de aynı makinenin bir parçası olarak işlev gören ikinci el muamelesi ederek alt ediyor. Ama öyle gözüküyor ki gerçek ile imajiner olan arasındaki dikotomiyi dokunmadan bırakıyor
Yarı-sebep, kendi gücü temelinde yaygınlaştırıcı-dağıtıcıdır. İyi bedenleri kötülerinden ayrıştırır. Bir başka deyişle onları bir asıl olmamalarına rağmen öyleymiş gibi arz eden aynılaşmanın müthiş illüzyonuna razı olan bedenleri farklı bir gündemle işleyen hain kopyalar haline gelmeleri için yönetir. Yarı-sebep Fransız vatanseverlerini işbirlikçi Almanların maskelerini düşürmek için harekete geçirir (Alman kaçakların sayısının iki olması tesadüf değil; Simülakrumun kimliğe karşı tehditkar olan çokluk tavrını takınıyor ve ne pahasına olursa olsun engellenmesi gereken bir uçuş rotasında seyahat ediyor. Burada çokluk bir ikiliğe indirgenmiş zira kapitalizmin oedipal prosedürleri altında, kimlik içinde kimlik-olmayan-kimlik, öznenin, ilan-edim’in öznesi ve ifade’nin öznesi olmak üzre ikiye bölünmesi ile şekil alıyor: Almanlardan biri sessiz kalmaya mecbur bırakılıyor) ki çingeneyi ise belirgin ötekiliğine rağmen çalışkan, dürüst Fransız kadını olarak gösterir.
Bu hesap-kitap, asıl-olan ve kopya arasındaki kutupluğu her ikisine de aynı makinenin bir parçası olarak işlev gören ikinci el muamelesi ederek alt ediyor. Ama öyle gözüküyor ki gerçek ile imajiner olan arasındaki dikotomiyi dokunmadan bırakıyor; ta ki bu ihtişamlı-anlatım süreci tarafından ele geçirilmiş bedenlerin ve şeylerin kendilerinin farklı yarı-sebep düzey-düzlemlerindeki öncül simülasyon-temelli yaygınlaştırma-dağıtım’ların bir sonucu olduğu anlaşılana değin. Simülasyon içinde simülasyon. Gerçeklik iyi kıvama getirilmiş simülasyonlar harmonisi dışında bir şey değil. Dünya birbirine bağlı simülasyonların kompleks tekrarlı-döngüsel devresi ki Feuillade’in filminde de bu yerine oturuyor. 1919’da yapılmış, hemen savaştan sonra, her savaşın bilhassa da boyutlarından biri üzerinden bakılınca güçlü bir yersiz-yurtsuzlaştırma etkisi var: Askerlerin silah altına alınması, vasıta ve silahlarla teçhizatı ve erzak tedariki, başka ülkelerden gelen mülteciler, başka ülkelere iltica edenler, parçalanmış aileler, bütün bölgelerin tesviyesi… Filmin kendisi, kendisini o sökümlenmiş duruma eklemleyerek birleştirici bir yersiz-yurtsuzlaştırmanın tümlenmesine yardım etmesi anlamında bir simülasyon; ulusun yeniden-doğuşunu inşa etmek için… Vendémiare, cumhuriyetçilerin takviminin ilk ayının ismi.
Bundan çıkarsayabileceğimiz salt asıl-olan ile kopya-olan’ın ayrımı değil, yahut salt gerçek ve imajiner olanın ayrımı değil, simülasyonun iki mod’unun ayrımı. Biri, Feuillade’ın filminde örneklendirilen, normatif, düzenli ve yeniden-üretilebilir varlığın kendisinde yer alan bariz özellikleri seçmiş: Çalışkanlık, sadakat, iyi anne-baba olmak vs. yüzeyde bir aynılaşmanın bağlantılarını yaratıyor. Bunlar yüzeydeki aynılaşmalar zira bir miktar derine inilince aynılaşma değil salt standardize edilmiş eylemler oldukları görülüyor: Varlıkların bütün yaptıkları çağrıldıklarında olması istenen şey olmaları (bu bakıştan, çingene Fransızlar kadar Fransız oluyor). Bedenlerin yaptıkları ise normalleştirilmiş ve basitçe yeniden-üretilebilir işlevleri olan mucizevileştirilmiş kimlikler demetinin soyut şebekesi içerisinde nerede konumlandıklarına göre değişiyor. Bu Eflatuncu anlamda kopyalara değil insan taklit-klonlar’a dair bir soru. Her toplum bu cinsten bir yarı-sebep sistemi yaratıyor. Kapitalist toplumda nihai yarı-sebep, Marx tarafından tanımlandığı üzre her şeyi kendisine matuf kılan mucizevileşmiş bir madde ve kendisini ilk ve son sebep olarak sunuyor. Kapital’in kendisi (-20-). Simülasyonun bu mod’unun ismine “gerçeklik” deniyor.
Simülasyonun diğer mod’u, kendisini tüm aynılaştırma ve taklit-klonlaştırma sistemine karşıt olarak ortaya koyar. Ayrıca yaygınlaştırıcı-dağıtıcı olmasına rağmen, yaygınlaştırma-dağıtım’ın etkisi sınırlanabilir değil. Bariz özellikleri kendisine seçmek yerine, tamamını seçip alır, potansiyelleri çoğaltır: İnsan olmak değil, insan-ötesi olmak… Bu cinsten simülasyona “sanat” deniyor. Sanat hem bir yer-yurdu yeniden yaratıyor, ama bu yer-yurt gerçekten yer-yurtsal değil. Gezegenlerarası bir uzayda kütleçekimi kanunlarına bağlı dünyaya pek az benziyor, ondan ziyade yersiz-yurtsuzlaştırılmış; her yönde hareket etme ihtimalini temin eden bir yer-yurt… Sanatçılar kendi tedavülden kalkmışlıklarının sırrını bulmuş taklitçiler.
Bin Yayla’da, Deleuze ve Guattari onlara temsil terminolojisine saplanıp kalmadan simülasyonun iki mod’unu da tartışma imkanı veren bir kavramsallaştırma icad ediyorlar: anahtar kavram ikili-oluş. İhtişamlı-anlatım sürecinde daima her ikisini dönüştüren ve birbirine dönüştürülebilen en azından iki terim var (-21-).
The Fly’a dönelim. Bilimadamının süreçten tek kaçış ümidi kız arkadaşını kendisinden ve sinekten bir çocuk yapmaya ikna etmektir. Ümidi ve korkusu, insan türüne Brundle-sinek’i bulaştırmak ve böylece eskisinin yerine geçmek üzre süperinsan gücü ile bezeli yeni bir tür ortaya çıkmasıdır. Süpersinek olarak üstün gelen insan…
David Cronenberg’in The Fly, Sinek filmi, buna dair bir durumu, başarısız bir durumu, sunuyor. Brundle ismindeki bilim adamı nesneleri maddesizleştiren ve onları anında istenilen bir yere ışınlayan bir makine ile deney yaparken kazara kendisini bir sinek ile eşleştiriyor. Bir nevi kütleçekime ve Newton’cu fiziğe hakaret ediyor. Bu kaza olunca Brundle pek de sinek olmuyor ama sinek-insan da olmuyor. Bundan ziyade, ikisinin de bariz özellikleri ve potansiyelleri yeni bir canavarsı-benzer-karışım’da terkip oluyor: Duvarlarda yürüyebilen ve kendisini “haşarat-politikacı” olarak tanımlayabilecek denli düşünebilen ve konuşabilen bir Brundle-sinek… Kendisini sinek’ten arındırmak için süreci geriye doğru tekrar etmeyi deniyor lakin bu defa da tek başarısı kendisini makine ile terkip etmek oluyor. Vendémiare’da portresi çizilen sınırlı ve negatif oluş’ta, şebekeye uyum sağlamak için kendi potansiyellerini törpülemek zorunda olmayı sorgulamak adına terimlerden biri kimliğin ve bedenin soyutlanması, yahut en azından böyle gözüküyor. The Fly’da olduğu gibi sınırlamasız ve pozitif oluş’ta, iki terim de aynı düzlemde: Dikine yukarı ya da aşağı bakmak yerine, kişi şebekede etraftaki kendisi için belirlenmiş başka bir pozisyona doğru hareket ediyor. Bir hayvan, bir makine, farklı bir ırk, cinsiyet ya da farklı yaşta bir insan, bir haşarat, bir bitki olmaya… İhtişamlı-anlatım süreci, atomaltı fizik kadar soyut olmasına rağmen tesir ettiği dünyayı içeriyor ve bir “kuark-parçacığı kadar gerçek… (Bin Yayla kitabındaki “Soyut Gerçek” makalesinden: Bu metindeki “gerçek” yukarıda verilen gerçek tanımlamalarına göre farklı bir anlamda; gerçekleştirilimiş simülasyonların kapsamlı bir sistemi olarak da anlaşılan, Virtüel’in gerilimli alemi ki o da gerçekliğin içinde vücut buluyor.) (Soyut Gerçek/Abstract Real: Soyut gerçek; “abstract”’ın soyutluğun dışında, materyal, maddi olmayan minvalinde bir anlamı da var, Deleuze’un kastının mahiyetine dair kitaba bakmak lazım.)
Işınlama makinesi kendini terkip ettiği terimlerle aynı uzamda… İşleme prensibi o dünyanın kuantum düzlemine hiç görülmemiş potansiyellerin bir karışımını yaratmak için soyutluk havuzuna dalmış durumda. Geri dönüşü olmadan, yeni bir beden ve arazi üretiyor. Tek seçenek bir terimden sonrakine sıçrayarak bayrak yarışındaymışçasına olup-duruş’u sürdürmek. Ta ki süreç kendisini imha edene yahut potansiyellerini tüketip yakıtını tamamen harcayana kadar ve muhteşem-hayvan ölür. Bunu gezegenlerarası uzaya benzetmek yanıltıcı olabilir: Bundan daha ötede serbest-dolaşımda bir ağırlıksızlık sözkonusu olamaz. Bu denli tam in-determine bir şey yok. Her bir kişi kendi itkisine, kendi yaşam gücüne, ne kadarını göze alabileceğine göre ayarlanmış kendi potansiyellerine sahip. Ve tortulaşmış ve evvelden-varolan “gerçek” olduğu kabul gören simülasyonlar tarafından ortalığa saçılmış engellerle dolu bir dünyanın içine doğru hareket ediyor. Genellenmiş bir in-determinasyon yok ama insanın sinekle buluştuğu yerde karar-verilemezliğin yerelleştirilmiş noktaları mevcut. Erek, öyle bir noktada biri’nin dünyasındaki kuantum düzlemine erişmek ve ikili-oluş’un stratejik taklidi ile muhtemel tüm potansiyelleri terkip etmek… Deleuze ve Guattari, elbette insanlara “nesnel” olarak bir haşarat olabileceklerini söylemiyor yahut olmalarını tavsiye etmiyor. Bu potansiyelleri intihap ve terkip etmek ile alakalı bir soru ki bu hareket ve dinlencenin birbiriyle soyut alakaları olarak tanımlanır. Etkileme ve etkilenme kabiliyetleri: soyut ama gerçek. Fikir, kendi ışınlanma makinemizi inşa edip onu gitmek ve daha ötesine gitmek için bir bayrak yarışındaymışçasına kullanmak, daha muntazam ve daha güçlü karışımlar yaratmak ve onları bir bulaşıcı hastalıkmışçasına yeryüzündeki her kimliğe bulaşana değin yayıp saçmak… ve tam-müteşekkil noktaya erişildiği yerde, işte o vakit, pozitif simülasyon temsil ve taklit şebekesine karşı kullanılabilir ve onu yeni bir dünyaya dönüşütürebilir. Deleuze ve Guattari, bu oluş sürecinin kolektif doğasında, yalnız bir sanatçıda cisimleşmiş olduğu halde, ısrar ediyor. Devrimci yahut “önemsiz/önemsizleştirilmiş/önemsenmeyen/yalnız” (Önemsiz derken, bu önemsizlik bir yalnız bırakılmışlık tecrit edilmişliğin getirisi, mesela Kafka’ya matuf söylenmiş, ki buna “Minor Art”.) Sanatçılar kendi topluluklarının sunduklarını, yanlışın güçleri ile hizaya getirirler (-23-).
Kendisini sonrasında topluma Feuillade’nin şarap assemblajında olduğu gibi yeniden-zerk edebilecek işleyen bir simülasyon yaratırlar ama bunu epey farklı, hatta bir nevi eşdeğeri denli zilzurna sarhoş edici bir etki ile yaparlar.
Baudrillard’ın söylediği yahut zaten kendinde-gerçek’liğinden ötürü indeterminasyon düzenin tersyüz edimi demek, indeterminasyon gerekli zira asıl-olan’ın sahte kopya’sı, ve her zerresi kendi sisteminin bir parçası. Baudrillard’ın kavramsal çerçevesi saltı eski-gerçekliğin nostaljisinin bir sonucu, zaten bu kendi dışındaki her şeyi tedavülden kaldıran bakıştan kaynaklı.
The Fly’a dönelim. Bilimadamının süreçten tek kaçış ümidi kız arkadaşını kendisinden ve sinekten bir çocuk yapmaya ikna etmektir. Ümidi ve korkusu, insan türüne Brundle-sinek’i bulaştırmak ve böylece eskisinin yerine geçmek üzre süperinsan gücü ile bezeli yeni bir tür ortaya çıkmasıdır. Süpersinek olarak üstün gelen insan… (Nietzsche kinayesi, anıştırması gereksiz değil. Deleuze için, “Yanlışın Güçleri” güç istencinin bir başka söylenişi, adıdır. Ve pozitif simülasyon, Deleuze ve Guattari tarafından Anti-Oedipus’ta ebedi bengidönüş olarak açıklanmış. – o da Nietzsche’den alınmış bir kavram)(-24-). Yeniden-üretim ve yeni bir etnik kimliğin oluşturulup biçimlendirilmesi bu simülasyon sürecinin suratsız-yüzleri ama onlar nihai erek değiller. Erek yaşamın kendisi, yeni-Brundle’ın kendi güçlerini saklayıp baskılamadan yaşayabileceği yeni bir dünya… Bu ihtimal başarıyla olan-güçler tarafından ezilip geçilmiş. Brundle-sinek bir kaçış yolundan mahrum bırakılmış. Brundle’ın ve sineğin bedenlerinde yazılı orijinal formül, görünüşe göre hatalı. Yapabileceklerinin en iyisini yaptılar, ama sadece kendi tedavülden kalkışlarına erişebildiler.
Tüm bunlar bizim mevcut kültürel şartlarımıza nasıl uygulanabilir? Deleuze’e göre, simulakrumun kendi maskesini düşürmeye başladığı nokta resimde pop art’ın zuhur etmesi ile başladı. Sinemada bu İtalyan Neo-Realismi ve Fransız Yeni Dalga, Nouvelle Vague ile oldu (-25-). Belki de bu noktaya şimdilerde popüler kültürün içinde tamamıyla ulaşmaktayız. İleri/gelişmiş-kapitalizm, Deleuze ve Guattari’nin tartıştığı üzre, şimdilerde eski kimliklerin ve yer-yurt anlayışının feshedilmesini, nesnelerin ortalığa salıverilmesini icbar eden, imajların ve enformasyonun hiç olmadığı kadar fazla hareketlilik (mobility) ve birleştirme potansiyeline sahip olduğu yeni bir ulus-ötesi düzleme erişiyor (-26-). Hep olduğu gibi, bu yersiz-yurtsuzlaştırmanın etkisi sadece yeniden-yer-yurt haline getirme’yi (retrerritorialization), daha büyük ve muhteşem bir dünyaçağında Kapital’in yeniden-doğacağı bir diyarın üzerinden mümkün kılabilmektir. Ama bu olurken, bir gedik açıldı. Meydan okuma bu yeni dünya simülasyonunu alıp bir adım öteye taşıyarak, geri dönüşü olmayan bir noktaya; böylece simülasyon en yüksek derecede pozitif bir simülasyona dönüşecek ‘yanlışın gücü’ ile bizi hizaya getirerek, ve sonunda da temsil şebekesi bir defalığına ve tamamen olmak üzre kapanacak.
Bu sızlanıp durarak yapılamaz. Baudrillard’ın çalışmaları uzun bir ağıt. Doğrusal ve diyalektik nedensellik artık işlevsiz, zira her şey in-determine oldu. anlamın merkezi boş, zira biz kaybolmuş yörüngedeki uydularız. Ne yasa koyucu-özneler ne de pasif köleler gibi hareket edemiyoruz zira hepimiz birer süngeriz. İmajlar artık temsile bağlı değil, zira hiperuzayda ağırlıksız bir halde salınıp duruyorlar. Sözcüklerin artık tek bir anlamı yok, zira dil-işaretleri birbiri üzerinde kaotik bir halde kayıp duruyorlar. Gerçek ve imajiner arasında tekrarlı-döngüsel bir devre yaratıldı ve böylece gerçeklik hipergerçekliğin kararsız mesafesizliğinde içe doğru patladı. Tüm bu ifadeler şayet mezkur “temsiliyet düzeni”nin tek düşünülebilir alternatifinin kesin indeterminasyon olduğu farzedilirse anlam kazanıyor. Zira Baudrillard’ın söylediği yahut zaten kendinde-gerçek’liğinden ötürü indeterminasyon düzenin tersyüz edimi demek. İndeterminasyon gerekli zira asıl-olan’ın sahte kopya’sı ve her zerresi kendi sisteminin bir parçası. Baudrillard’ın kavramsal çerçevesi saltı eski-gerçekliğin nostaljisinin bir sonucu. Zaten bu kendi dışındaki her şeyi tedavülden kaldıran bakıştan kaynaklı. Berrak haliyle söylediklerinin tamamının simulakra olagelen şeyleri unufak edip parçaladığını göremiyor: Simülakra simülasyonun gerçek kadar gerçek analiz-edilebilir prosedürleri tarafından üretiliyor yahut haddizatında gerçekten daha gerçek; zira o prosedürler gerçek’i kendi üretim ilkesine geri döndürüyor ve böylece kendilerinin yeni simülasyon rejiminde yeniden doğuşlarının yolunu hazırlıyorlar. Baudrillard oluşu ve çeşitliliği göremiyor. Simulakrumun farklılıkların ve galaktik mesafeleri çoğaltan bir oyuna kılıf olduğunu göremiyor. Deleuze ve Guattari’nin önerdiği, bilhassa “Bin Yayla”nın içinde, Baudrillard’ın çöken temsiller dünyasını etkili bir illüzyon olarak, ufak ihtimal pırıltılarının dahi ölümü olarak kavramaya mukabil bir mantıktır. Kinizmin aksine, kendimizi gerçekten daha gerçek – kendimizi-imar edişimizi canavarca bir bulaştırmayla- oldurmanın ufak ama ihtişamlı ümidi…
Çeviren Mustafa Burak Arabacı
Alıntı Yapılanlar
– 1,2,3- Jean Baudrillard,Ssimülasyonlar
– 4,5- Jean Baudrillard, Sessiz Yığınların Gölgesinde
– 6,7- Jean Baudrillard, Simülasyonlar
– 8- Baudrillard, Sessiz Yığınların Gölgesinde
– 9- Frederic Jameson, Postmodernizm yahut Geç-kapitalizm’in Kültürel Mantığı
-10,11,12- Gilles Deleuze, Eflatun ve Simulakrum
-13- Gilles Deleuze ve Felix Guattari, Anti-Oedipus
-14- Lacan, Psikanalizin Dört Radikal Kavramı
-15- Alliez and Feher
16- Sessiz Yığınların Gölgesinde
17,18, 20- Deleuze ve Guattari, Anti-Oedipus
-21,22- Deleuze, Bin Yayla; Deleuze, Bergsonculuk
-23- Deleuze, Kafka: minor bir edebiyata doğru; Deleuze ve Carmelo Bene, Çakışmalar
-24,25- Deleuze, Sinema II: Zaman-İmaj

https://itaatsiz.org/?p=6039
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]

Ajan Siyah ve Ajan Beyaz en iyi ikili bu arada

Ajan Siyah ve Ajan Beyaz en iyi ikili bu arada submitted by Mustafa_Spinel to burdurland [link] [comments]

Hayatımızın ataleti haline geldiğini söyleyebiliriz. Böyle bir düalizm kavramı hayatımızı kaçırdı ve hayatımızın birçok yönünü etkiliyor. Ancak, biz buna karşı uyarı değiliz.

Bu tür bir ikili mantık eğitimimizde veya herhangi bir yaşam eğitiminde mevcuttur. Hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Hayatımızın ataleti haline geldiğini söyleyebiliriz. Böyle bir düalizm kavramı hayatımızı kaçırdı ve hayatımızın birçok yönünü etkiliyor. Ancak, biz buna karşı uyarı değiliz.
Hepimiz biliyoruz ki sadece bir avuç içi ses çıkarmıyor. İnsanlarda birçok çatışma ikilikten kaynaklanır. Sanki iki avuç içi ses çıkarıyor. Zen'in derin anlamını fark edersek, ister diktatörlükte ister demokraside olsun, ister dini bir doktrin, isterse ırkçılık olsun, insan muhalefetinin bilincinde birçok saçma saçmalık olduğunu göreceğiz çünkü bu tür şeyler her zaman ikilik ve ikili muhalefeti.
daha fazla oku:
https://turkey-bvlwu.blogspot.com/2020/06/zen-kavramnn-temel-tantm-ve-zen-alanna.html
ingilizce:
https://en-bvlwu.blogspot.com/2020/06/the-basic-introduction-of-concept-of.html
submitted by TaoQingHsu to u/TaoQingHsu [link] [comments]

Libya'daki barış dünya için bir model olmalı

Türkiye savunma bakanı Pazartesi günü, üst düzey Maltalı ve Libyalı yetkililerle yaptığı görüşmelerin verimli olduğunu ve Akdeniz bölgesinde barış ve istikrarı sağlama çabalarının tüm dünyaya örnek olacağını söyledi.
Hulusi Akar’ın sözleri, Türk başkenti Ankara'da Libya İçişleri Bakanı Fathi Başaga ve Malta iç ve güvenlik bakanı Byron Camilleri ile yapılan üçlü toplantı sonrasında geldi.
Üçlü bölgesel gelişmeleri ve ikili meseleleri tartıştı ve her iki tarafın da "samimi" görüş alışverişinde bulunduğunu söyledi.
İnsan ticareti, düzensiz göç, bölgesel güvenlik ve barış gibi mücadele de dahil olmak üzere Akar, "Oldukça olumlu, üretken ve yapıcı bir toplantı düzenledik" dedi.
Akar, ülkelerin işbirliğinin bölgesel istikrarı önemli ölçüde artıracağını, gelecek önlemlerin daha etkin uygulanmasına yardımcı olacağını ve hem ülkeler hem de bölge için önemli kazanımlar sağlayacağını söyledi.

Libya ve Akdeniz'in Malta adası sadece 357 kilometre ile (222 mil) ayrılıyor.
Toplantıya katılan tüm katılımcıların hem iki hem de üç yönlü toplantılarda birçok önemli konuda aynı sayfada bulunduğunu vurgulayan Akar, "Görüyorum ki önümüzdeki günlerde ülkelerimiz arasındaki koordinasyonu sürdürmeyi kabul ettik. bölgesel barış ve huzur. "

'Türkiye Libyalı kardeşlerinin yanında'
Türkiye'nin uluslararası arenadaki sorumluluklarının giderek büyüdüğünü belirterek, Türkiye'nin istikrar ve güvenliğe katkılarının meyve vermeye başladığını ifade etti.
Libya'daki Türk faaliyetleri, geçen Kasım ayında Ulusal Anlaşma Hükümeti (GNA) olarak da bilinen başkent Trablus'taki BM tarafından tanınan Libya yönetimi ile yaptığı anlaşmaların bir parçası olarak gerçekleştirildi.
"Askeri eğitim, işbirliği ve danışmanlık faaliyetlerimiz [Libya'da] devam ediyor." Diyen bakan, Türkiye'nin savaşın parçaladığı ülkeye yaklaşımının "Libya Libyalılara ait" ilkesine dayandığını da sözlerine ekledi.
Akar, "Herkesin her zaman Libyalı kardeşlerimizin yanında olduğumuzu bilmesini istiyorum. Hedefimiz Libya'nın barış, huzur ve güvenlik içinde yaşamasıdır," dedi.

"Bu hedefin önündeki en büyük engelin pülist [Halife] Haftar olduğunu biliyoruz." Diyerek, savaş ağası için tüm yardım ve desteğin derhal durdurulmasını istedi.
Türkiye'nin hem Malta hem de Libya ile derin tarihsel bağları olduğunu vurgulayan Akar, Malta'ya Libya'nın sıkıntılarına siyasi bir çözüm bulma yolundaki "kararlı ve yapıcı" yaklaşımları için teşekkür etti.
Libya, 2011 yılında Muammer Kaddafi'nin devretmesinden bu yana bir iç savaşla parçalandı.
Başbakan Fayez al-Sarraj başkanlığındaki yeni hükümeti 2015 yılında BM liderliğindeki bir anlaşma ile kuruldu.
Bununla birlikte, uzun vadeli bir siyasi çözüme yönelik çabalar, savaş ağası Halife Haftar'ın devam eden askeri saldırısı nedeniyle bugüne kadar başarısız oldu.

Son aylarda Libya Ordusu Haftar'a karşı önemli kazanımlar elde etti.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Kediler ve İstanbul. Ayrılmaz ikili.

Kediler ve İstanbul. Ayrılmaz ikili. submitted by FerhatStl to Turkey [link] [comments]

Sağlık ve Toplum Koruma Bakanı Ekselansları Abdulrahman bin Muhammad Al Owais, Kıbrıs Sağlık Bakanı Ekselansları Konstantinos Ioannou ile görüntülü görüşme gerçekleştirerek sağlık ve tıp alanlarında ikili işbirliğini tartıştı

Sağlık ve Toplum Koruma Bakanı Ekselansları Abdulrahman bin Muhammad Al Owais, Kıbrıs Sağlık Bakanı Ekselansları Konstantinos Ioannou ile görüntülü görüşme gerçekleştirerek sağlık ve tıp alanlarında ikili işbirliğini tartıştı submitted by BAESesi1 to u/BAESesi1 [link] [comments]

Star Wars 9: Skywalker’ın Yükselişi izle (2019)

Star Wars 9: Skywalker’ın Yükselişi Filmi Konusu Büyük Lider Snoke'nin canını bir çırpıda alan Kylo Ren yeni Büyük Lider olmuştur.Oldukça gaddar olan Kylo'nun otoriter yönetimi altında bütün galaksi genel bir umutsuzluğa düşmüştür.Luke Skywalker ile güçlerini birleştiren Rey oyunu bozma niyeti ile bu sorumluluğu üstlenmiştir.Geçmişdeki minnet duyduğu ve baskısı altında olduğu karakterler ile bağlarını koparan Rey için kendini gösterme vaktidir.

Star Wars 9 Full HD izle - Rey'in Kylo Ren ile başlamak üzere olan savaşı günden güne yaklaşırken çıkan kargaşaların Rey'in aleyhindedir.Tehlikeyi önceden farkeden Kylo Ren'in koltuk sevdası dahada acımasız bir hayvan yapmıştır ve tek isteği rakibini alt etmektir.Ren Şövalyeleri tekrardan ortaya çıkmıştır ve ikili arasındaki mücadeyi artırmaya çalışarak iki tarafıda güçsüzleştirme niyetindedirler.Galaksideki bütün dengeler birden altüst olmuş durumdadır. Star Wars 9: Skywalker’ın Yükselişi Hakkında Genel Bilgilendirme Star Wars 9 izle - J.J. Abrams yönetmenliğinde çekilen büyük bir hayran kitlesine sahip Star Wars serisinin 9. filmi olan Sywalker'in Yükselişi, 2019 yapımı olup 6.8 imdb puanına sahiptir. Oyuncu kadrosuna baktığımızda Carrie Fisher, Mark Hamill, Adam Driver, Daisy Ridley, John Boyega, Oscar Isaac, Anthony Daniels, Naomi Ackie, Domhnall Gleeson, Richard E. Grant, Lupita Nyong'o, Keri Russell, Joonas Suotamo, Kelly Marie Tran, Ian McDiarmid isimlerini görmekteyiz .Kalfilmizle.com Hepinize Keyifli Seyirler Diler..
submitted by 720pizleme to u/720pizleme [link] [comments]

Mohamed bin Zayed, Fransa Cumhurbaşkanı ile ikili ilişkiler ve bölgesel barış çabalarını görüştü 👌

Mohamed bin Zayed, Fransa Cumhurbaşkanı ile ikili ilişkiler ve bölgesel barış çabalarını görüştü 👌 submitted by BAESesi1 to u/BAESesi1 [link] [comments]

Majesteleri Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, Avusturya Dışişleri Bakanı Ekselansları Alexander Schallenberg ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkileri ve bu ilişkileri geliştirme ve her alanda iki ülke arasında ortak işbirliğini geliştirme yollarını görüştü

Majesteleri Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, Avusturya Dışişleri Bakanı Ekselansları Alexander Schallenberg ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkileri ve bu ilişkileri geliştirme ve her alanda iki ülke arasında ortak işbirliğini geliştirme yollarını görüştü submitted by BAESesi1 to u/BAESesi1 [link] [comments]

BAE Sağlık ve Önleme Bakanı Abdul Rahman bin Mohammad Al Owais, pazartesi günü İsrail Sağlık Bakanı Yuli Edelstein ile sağlık ve bilimsel araştırma alanlarında ikili iş birliği yollarını görüşmek üzere bir telefon_görüşmesi_yaptı👌

BAE Sağlık ve Önleme Bakanı Abdul Rahman bin Mohammad Al Owais, pazartesi günü İsrail Sağlık Bakanı Yuli Edelstein ile sağlık ve bilimsel araştırma alanlarında ikili iş birliği yollarını görüşmek üzere bir telefon_görüşmesi_yaptı👌 submitted by BAESesi1 to u/BAESesi1 [link] [comments]

Tek kelimeyle, Zen'in amacı kişisel ataletsel düşünceyi kırmak, kendine bağlılığı kırmak, kendine takıntıyı kırmaktır ve kişisel zihinde ikili bir muhalefet yoktur. Bu temel konsept ile Zen alanına girmemizi kolaylaştıracak.

Bununla birlikte, bu sadece Zen'in tanıtımıdır ve henüz Zen'in gerçekliğini girmemizi sağlamamıştır. Tek kelimeyle, Zen'in amacı kişisel ataletsel düşünceyi kırmak, kendine bağlılığı kırmak, kendine takıntıyı kırmaktır ve kişisel zihinde ikili bir muhalefet yoktur. Bu temel konsept ile Zen alanına girmemizi kolaylaştıracak.
Zen hakkında daha fazla bilgi edinin ve anlayın, bu blog'a abone olmayı veya takip etmeyi unutmayın.
daha fazla oku:
https://turkey-bvlwu.blogspot.com/2020/06/zen-kavramnn-temel-tantm-ve-zen-alanna.html
ingilizce:
https://en-bvlwu.blogspot.com/2020/06/the-basic-introduction-of-concept-of.html
submitted by TaoQingHsu to u/TaoQingHsu [link] [comments]

Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Majesteleri Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, Portekiz Dışişleri Bakanı Ekselansları Augusto Santos Silva ile, iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve her alanda ortak işbirliğini geliştirmenin yollarını görüştü 👌

Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Majesteleri Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, Portekiz Dışişleri Bakanı Ekselansları Augusto Santos Silva ile, iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve her alanda ortak işbirliğini geliştirmenin yollarını görüştü 👌 submitted by BAESesi1 to u/BAESesi1 [link] [comments]

Deneme-1

Deneme-1
Sol bacağını tam olarak hissetmiyor sağ tarafta ise sadece dizini kırabiliyordu.
Sırtını,yağmur yüzünden yıkanmış ve tekrar yağmur ve toz toprak yüzünden kirlenmiş çamurlu büyük bir kanalizasyon borusuna yaslamış duruyordu.
Sağ dizini kırdı ve geri açtı.Ayağı ile çamur ve ölü çimden oluşan zemini deşiyordu.
Sol kolu ile karnını tutuyor du.
Sağ tarafında bir AKS 74-U duruyordu.
Peki neden bu haldeydi ?
İstediğini elde etmişmiydi ya da öyle düşünüyormuydu?
Bazen o büyük bulutlu ve korkutucu gökyüzü yalnızlık ile birleşince hiçbirşey umurunda olmuyor değil mi ?
Değil mi ?
Yoksa o farklı davranıp yalnız olup herşeyi umursayabildi mi?
Bunu biliyorum,merak ta etmiyordum.Ona kaç kere söylediler, onun aykırılığı onu bu hale mi getirdi?
Neden soru soruyorum peki?
Herkesin cevabı farklı çünkü burada,insanlar farklı ve soğuk.
Sıcak olsa dahi soğuk,sadece soğuk.


...

-Bölge'den uzağız Raskol,burada olacağından eminmisin?
Raskolnikov buğulu maskesinin camlarından Mishkin'e baktı.
-Bana güvenebilirsin Mishko.
-Raskolnikov-
Gökyüzü kendini pembe den hafifçe kırmızıya bıraktı.
Bu ikilinin yürüdüğü yolun çektiği ızdarabı kimse çekmemiştir.
Kim bilir ne kadar çok deprem görmüş geçirmiştir.
Mishkin yolun sol tarafından Raskolnikov ise biraz önünde sağdan ilerliyordu.
Sol tarafların da kocaman bir kepçe vardı, kepçe o kadar pis duruyor du ki temizlemesi ve geri kullanılması aylar alırdı.
Etraf çalılar ve yarı ölü bitkilerden oluşuyordu.
Izdırap çekmiş yol ise yol olmaktan çıkmış bir çeşit patika ya dönüşmüş,kırk dökük halde idi.
-Söylesene Raskol,ora-
Raskolnikov bir anda sol eli ile Mishkin'e dur işareti yaptı.
Biraz eğildi ve adımlarını küçülttü.
Yavaşladı ve tüfeğini sırtından eline aldı.
Mishkin dur hareketinden sonra Raskolnikov'un haraketlerini takip etti.
Bir ses duymuş olmalıydı Raskol.Bu bir anomaly de olabilir di,ya da vahşi bir köpek.
Belki insan,yok yok hayır burada insan olma şansı çok düşüktü.
Raskolnikov bunun farkındaydı elbet.
Ya bir yaratık ise?Başları bela da olabilirdi.
Raskolnikov tüm sakinlğini korudu ve nabızını alçalttı.
Mishkin de tecrübeli bir isim olduğu için o da nabızını yavaşlattı.
Raskolnikov artık kabzası paslanmış tüfenin tetiğine elini götürdü ve önüne doğru doğrultup nişan alarak yürümeye başladı.
Mishkin ise sırtında ki tüfeği çekip geri geri yürümeye,Raskolnikov'un arkasını kollamaya başladı.
Bu ikili yavaş adımlarla ilerlerken gökyüzünün dikişli yaralarının dikişleri patlar gibi çatırdamaya başlıyor kırmızı tonu daha da koyulaşıyor du.
Uzaktan görülebilen büyük yıkılmadan önce zengin olduğunu anlayabileceğiniz bir otel artık görülemiyordu.
O vahşi gökyüzünü Raskolnikov'un gazmaskesinin göz kısımlarının yansımalarından çok rahat görebiliyordunuz.
Kırmızı gözlü bir şeytan gibi gözüküyordu uzaktan Raskolnikov.
Mishkin bir iki adım daha attı ve o an tüm odağı bir anda hareket edecek olan çalı da idi.
-Mishkin-
Çalı bir anda hareket etti ve Mishkin sol elini tüfeğin ahşap tutma yerinden çekerek Raskolnikov'un sırtına dokundu.
İkilinin etrafında dönmeye başladı hareket eden çalılar.
İkili etraflarında dönerek hareket etmeye devam etti.
Hiçbir açıkları yoktu.Bir profesyonel gibi formasyon almış,hedefin çıkmasını bekliyorlardı.
Raskolnikov kafasını çevirmek yerine kıpırdayan çalılara gözlerini çevirerek bakıyordu.
Bir anda çalılar hareket etmeyi ve ikili etrafında dönmeyi bıraktı.
Mishkin gökyüzünün tekrar ve tekrar yırtılarak acı çekmesiyle bağırdı.
-Raskol şimdi!
Raskolnikov kendini bir anda sırtı yere dönük şekilde yere bıraktı.
Mishkin ise Raskolnikov'un tam karşısına sırtı yere dönük şekilde kendini bıraktı.
Raskolnikov elinde ki tüfeği ile karşısında ki 2 çalıya ateş etmeye başladı.
Kovanlar yere düşüp kırık asfalt yolun içine düşüyordu.
Mishkin ise tam karşısında ki çalılara ateş etmeye başladı.
En az 5-6 saniye boyunca kesilmeyen gök gürültüsü sesi ve kurşun sesleri birlikte şarkı söyledi.
Ardından bir sessizlik oluştu.
İkilinin ilk işi şarjörlerini değiştirmek oldu.
Mishkin elini torba gibi duran açık yeşil çantasına götürdü ve bir şarjör kaptı.
Raskolnikov'da kamuflajlı pantolonunun içine sıkıştırdığı şarjörlerinin birini kaptı ve silahına taktı.
İkiside senkronize bir şekilde silahlarını kurdu.
submitted by Frostbiteh3 to u/Frostbiteh3 [link] [comments]

hip-hop hakkında az bilgin olsun oruspu çocuğu 2# dj eric b ve rakim flowu icat eden ikili

hip-hop hakkında az bilgin olsun oruspu çocuğu 2# dj eric b ve rakim flowu icat eden ikili submitted by Retrace123 to KGBTR [link] [comments]

Erdoğan Japonya'daki G20 zirvesinde Trump ile buluşacak

ABD Başkanı Donald Trump, ABD mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan’ın 28-29 Haziran tarihlerinde Japonya’daki G20 Osaka Zirvesi’nde görüşeceğini söyledi.
Yetkili, Trump’ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’le, Rus mevkidaşı Suudi Arabistan’ın Kraliyet Prens Muhammed Bin Salman, Japonya Başbakanı Shinzo Abe, Hindistan’ın Başbakan Narendra Modi, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avustralya Başbakanı Scott Morrison’la görüşeceğini söyledi.
Pazartesi günkü Trump’ın tam zirve programını açıklayan Beyaz Saray’ın üst düzey yetkilisine göre, Türkiye’nin Rusya’nın S-400 füze savunma sistemi satın almasının ve ikili ilişkilerin liderlerin toplantısında görüşülmesi bekleniyor.
ABD ve Türkiye arasındaki gerginlikler, Türkiye’nin, F-35 savaş uçağı programında Türkiye'nin rolünü tehlikeye sokacağını ve tetikleyebileceğini söylediği ileri S-400 yerden havaya füze savunma sistemini almaya başlamasıyla, Türkiye’nin son aylarda gerginliği arttı yaptırımlar. Türkiye, Trump'tan daha yumuşak bir ton ve kongre yaptırımlarından muaf tutmayı bekliyor.
Birleşik Devletler, Türk hükümeti devam ederse ve S-400'leri topraklarına uygularsa, Türkiye'ye yaptırımlar getireceğini açıkça belirtti. Savunma Bakanı Hulusi Akar'a 6 Haziran'da gönderilen bir mektupta, eski Vekili Pentagon başkanı Patrick Shanahan, eğer Türkiye S-400'lerde yönünü değiştirmezse, Türkiye F-35 projesinden çıkarılacağını açıkladı. Bir yanıt mektubunda, Akar ittifak ruhu için uygun olmayan bir dil kullanmak için meslektaşı çarptı.
Erdoğan, S-400'lerin ilk bölümlerinin Temmuz ayının ilk yarısında Rusya ile “anlaşma” olarak nitelendirileceğini söyledi. Türkiye, Mayıs ayında eğitim almak üzere Rusya'ya teknik bir askeri ekip gönderdi ve S-400'lerin konuşlandırılacağı yerlerdeki incelemeleri yapmak için bir Rus ekibinin 28-30 Haziran tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret etmesi bekleniyor.
Türkiye, ABD’yi S-400 sistemleriyle ilgili teknik sorunları açıklığa kavuşturmak için bir komisyon oluşturmaya çağırdı, ancak ABD hükümet yetkilileri bu teklife cevap vermedi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Erdoğan ve Trump Suriye'deki son gelişmeleri tartıştı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Haberleşme Müdürlüğüne göre Perşembe günü erken saatlerde ABD'li meslektaşı Donald Trump ile telefonla konuştu.
Müdür, yaptığı açıklamada, Erdoğan ve Trump'ın Suriye'deki gelişmeleri, özellikle İdlib ilindeki ve ikili ilişkilerin ele alındığını söyledi.
Her iki ülkenin de İdlib’de sivilleri korumayı ve bölgedeki yeni bir insani krizden kaçınmak için işbirliğini sürdürme konusunda anlaştıklarını vurguladı.
Türkiye ve Rusya, geçtiğimiz Eylül ayında Idlib'i saldırganlık eylemlerinin açıkça yasaklandığı bir serbest bırakma bölgesine dönüştürme konusunda anlaştılar.
Anlaşmaya göre, İdlib’de muhalif gruplar hazır bulundukları bölgelerde kalacaklar; Rusya ve Türkiye ise kavgaya devam etmeyi önlemek için bölgede ortak devriyeler gerçekleştireceklerdi.
Bununla birlikte, Suriye rejimi ve müttefikleri, bölgedeki sık sık saldırılara yol açan ateşkes şartlarını tutarlı bir şekilde ihlal etti.
İki lider, ikili ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma yönündeki kararlılıklarını yinelediklerini de belirtti.
Erdoğan, İran’la ilgili G7 zirvesinde atılan adımlardan memnun olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı, Çarşamba günü kimlik belgesini sunan yeni ABD Büyükelçisi David Michael Satterfield'in atanmasına da değindi.
Trump, Satterfield’i ülkenin Şubat ayında Türkiye büyükelçisi olarak aday gösterdi. ABD Senatosu adaylığı Haziran ayı sonunda onayladı.
Amerikan’ın Ankara’daki son büyükelçisi 2014’ten 2017’ye kadar hizmet veren John Bass’ti.
Bass, Ekim 2017’de Washington’la Ankara arasındaki vize kriziyle Türkiye’den ayrıldı. Görev o zamandan beri boş kaldı.
Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkiler, 1923'te 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra kuruldu.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

At Yarışı

At Yarışı Nedir? At yarışı günlük oynanan bir bahis türüdür. At yarış programı içinde en çok kazandıran ve ilgi gören bahis türü altılı ganyandır. Aynı şehirdeki koşuların 6 tanesine 6lı ganyan, 5 tanesine 5li ganyan denir. Ganyan oyunları 2li ganyana kadar oynayabilirsiniz. Bölgede o gün 10 koşu yapılıyorsa son 6 koşu altılı ganyana dahil edilir. Altılı ganyandan para kazanmak için 6 koşuda 1. Olan atları bilmeniz gerekir. 6lı ganyandan yüksek miktarda para kazanmak için mutlaka sürpriz atları bulmalısınız. Favorilerin kazandığı bir at yarışında yüksek miktarda para kazanamazsınız.
At Yarışı Kolon Fiyatları At yarışı kolonu doldururken işareti koyu renkli bir kalemle yapmalısınız. İşaretlemeyi kırmızı kalemle yapmayın. İşareti kuponda tırnak dışına taşırmayın. Doldurduğunuz kupon ile oynadıktan sonra size verilen kuponun aynı olmasına özen gösterin. Yırtık ve bozuk biletlere ikramiye ödenmez. Bu yüzden biletinizi düzgün biçimde muhafaza edin. Biletinizi ısı ve nemden koruyun. At yarışı oynamak istiyorsanız ganyan ve ikili çifte için birim fiyatı 1 liradır. Yedili plase birim fiyatı 6 kuruş, üçlü ganyan birim fiyatı 25 kuruş, tabela bahsi birim fiyatı 10 kuruş, 6lı ganyan birim fiyatı 6 kuruştur.
At Yarışı Tahmin Sitesi At yarışından para kazanmak istiyorsanız at yarış programı düzenli takip edebileceğiniz bir siteyi takip etmelisiniz. Atların sağlık durumu, jokeylerin görüşleri, bahis severlerin kupon paylaşımı yapıp tahminlerde bulunabileceği bir siteyi takip etmelisiniz. Banko tahminler için siz de https://nalkapon.net/ sitesini takip edebilirsiniz. Site her gün düzenli olarak güncellenmektedir. Güne özel at yarışı haberleri, tahminler ve jokeylerin durumunu takip edebilirsiniz.
https://nalkapon.net/konulaat-yarisi.99/
submitted by atyarisitahminleri to u/atyarisitahminleri [link] [comments]

Türkiye-Azerbaycan ilişkileri için gökyüzü sınırdır: Elçi

Azerbaycan’ın Türkiye ile olan ilişkileri, samimi, arkadaş canlısı, çok pratik ve olumlu stratejik bağlara dayanıyor, Azerbaycan’ın Türkiye Büyükelçisi gazetecilere verdiği demeçte.
Hazar İbrahim, iki ülke arasındaki ilişkilerin eski Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in icat ettiği "bir millet, iki devlet" ilkesine dayandığını hatırlatarak, "Gökyüzü Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin sınırı," dedi.
Türk vatandaşları için vize şartının sona ermesi konusunda konuşan İbrahim, 1 Eylül’den itibaren Azerbaycan’ı 30 güne kadar ziyaret eden Türk vatandaşlarının vize şartlarının kaldırılacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycanlı mevkidaşı İlham Aliyev kısa süre önce konuyla ilgili konuştuklarını belirterek, Azerbaycan’daki Ankara Büyükelçiliğinin Perşembe günü Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na "resmi bir fiil notası" sunduğunu da ekledi.
İbrahim, "Bu iki kardeş kardeş ulus arasındaki genel ilişkilere paraleldir," dedi.
Vize kaldırma kararının, hareketin Türk vatandaşlarının Azerbaycan'a seyahatinde "çok güçlü bir etkisi" olacağına inandığına dikkat çekerek siyasi irade yoluyla verildiğinin altını çizdi.
İbrahim, harekete geçmeden önce bile, seyahat, aile işleri ve iş dahil olmak üzere pek çok nedenden ötürü Türk vatandaşlarının Azerbaycan'a her zaman "büyük bir giriş" olduğunu vurguladı.
Uzun zamandır beklenen vizenin kaldırılmasının ardındaki sebep üzerine İbrahim, “Kardeşlerimizin her zaman olumlu olması şaşırtıcı” dedi.
Vize şartlarının altının, bürokrasiler içerisinde göz önünde bulundurulması gereken hususlar olduğunu ve pratiklik ve ulusal çıkarlar temelinde "en baştan" olduğuna karar verileceğini, bu kararların 1991 yılında ABD’den bağımsızlığından bu yana Azerbaycan tarihinde nadir olduğunu belirtti.
“Bu yüzden bu büyük bir karar ve bu karar alındı ​​ve ikili ilişkiler için büyük bir destek olacak” dedi. Ermeni kökenli Türk vatandaşları ile ilgili olarak vize talebinin reddedilmesi gerektiğini belirtti.
“Karanlık odadaki kara kediyi aramamız gerektiğini düşünmüyorum, çünkü siyah oda yok ve aslında kara kedi yok” dedi.
"Serbestçe yolculuk et, mümkün olduğunca kolay seyahat et"
İbrahim, her iki ülkenin de aralarındaki seyahati arttırmayı hedeflediklerini vurguladı.
“Her iki yoldan da sayılardan asla tatmin olmayacağız” dedi ve hedefin “kardeşçe” uluslara sahip olmak olduğunu sözlerine ekledi.
"Serbestçe yolculuk yapın, mümkün olduğunca kolay seyahat edin" dedi.
Ayrıca, vize şartlarının bazen "çok abartıldığını" vurguladı.
İbrahim, vize düzenlemelerinin yanı sıra, artan uçuş sayıları, demiryolu bağlantıları, yol kalitesi, genel ekonomik koşullar ve iki ülkenin vatandaşları için turizm olanakları gibi seyahatleri etkileyen birçok şeyin olduğunu vurguladı.
"Bazen, psikolojik engeller" dedi, bazılarının seyahat politikalarıyla ilgili tüm kuralların farkında olmayabileceğini ve "bürokratik paniğe" başladığını belirtti.
Yukarı Karabağ ihtilafındaki son gelişmeler
İbrahim, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Karabağ ihtilafının çözümünde az ilerleme kaydedildiğinin altını çizdi.
“Yeni Ermeni liderliğinden beklentilerimiz vardı. Beklediğimiz kadar iyi gittiğini görmüyoruz” dedi.
"Beklentilerin başarısız olduğunu" vurgulayan İbrahim, Bakü'nün "potansiyelin tükenmiş olduğuna" inanmadığını söyledi.
Eski Ermeni yönetimleri tarafından oynanan aynı "taktiklerin" şu anda tekrar edilmekte olduğunun altını çizdi.
Bununla birlikte, diplomatik çabalar devam ediyor, diye ekledi.
“[AGİT] Minsk Grubu eş başkanlarının, gerçekten uluslararası hukuku ihlal eden ve sadece komşularıyla değil aynı zamanda uluslararası hukuku açısından da Azerbaycan topraklarını işgal eden ülkeyi takip etmekte daha aktif olması gerektiğine inanıyoruz.”
Fransa, Rusya ve ABD'nin ortak başkanlık ettiği Minsk grubu, çatışmaya barışçıl bir çözüm bulmak için kuruldu.
Ayrıca, 21. yüzyılda bu tür koşullarda yaşamanın imkansız olduğunu iddia etti.
İbrahim, “Komşunuzun topraklarını kapıp sadece kaçamazsınız, özellikle kolayca geri alabilecek komşuları kaçamazsınız” dedi.
Azerbaycan ile Ermenistan arasında tartışmalı bir bölge olan Karabağ, 1991 yılında komşu Ermenistan'ın askeri desteğiyle Azerbaycan'dan ayrıldı ve henüz bir barış süreci uygulanamadı.
Üç BM Güvenlik Konseyi kararı ve iki BM Genel Kurulu kararı Karabağ'ı Azerbaycan'ın bir parçası olarak ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ise bölgeyi Ermeni kuvvetleri tarafından işgal edildiğini gösteriyor.
Karabağ'ın Ermeni işgali, anlaşmazlıkla Bakü'ye taraf olan sınırın Türkiye ile kapatılmasına yol açtı.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Türkiye, ABD’nin İran’ı bırakma anlaşmasının ardından ağırlığını koydu: Çavuşoğlu

ABD dışişleri bakanı 21 Haziran'da yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’la nükleer anlaşmadan çekilmesinden bir yıl sonra artan gerginliğin ortasında, Türkiye durumun stoklarını alıyor.
Mevlüt Çavuşoğlu, İran'ın ortağı İranlı mevkidaşı Javad Zarif ile İran'ın ortağı İsfahan'da yaptığı görüşme sonrasında gazetecilere verdiği demeçte, “ABD'nin nükleer anlaşmadan hem Avrupalılar hem de İran'la çekilmesinin ardından süreci değerlendiriyoruz.
Çavuşoğlu, Zarif ile bölgesel sorunları değerlendirme fırsatı bulduğunu ve ABD yaptırımları hakkında geri çekilmesinin ardından neler yapılabileceğini incelediğini belirtti.
Washington’un 2015 nükleer anlaşmasından tek taraflı çekildiği Mayıs 2018’den bu yana ABD ile İran arasında gerginlikler artıyor.
ABD, o zamandan beri, Türkiye de dahil olmak üzere bir dizi ülkenin itiraz ettiği İran ham petrolünün ihracatı üzerine yaptırımlar da dahil olmak üzere, İran’a anlaşmayı yeniden müzakere etmek için baskı yapma kampanyası başlattı.
Ziyarette, Çavuşoğlu ve Zarif de ikili ticareti ve dolar için değil, ulusal para birimlerini ticaret için kullanma olasılığını tartıştı ve ikili, bölgesel ve uluslararası ilişkilerde işbirliğini güçlendirmek için bir plan imzaladı.
Çavuşoğlu'na göre, bundan sonra iki diplomat istişareler için altı ayda bir görüşecek.
Zarif’in davetiyesinde bir çalışma ziyareti için 20 Haziran’da bir gün önce İsfahan’a geldi.
Ardından Çavuşoğlu, Zarif tarafından onuruna verilen öğle yemeğine katıldı.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Komik İkili Oyna - Akrep Oyun Muhteşem İkili 1. Bölüm - YouTube EĞLENCELİ İKİLİ - YouTube Ebru ve Tuncay ( Limitsiz İkili ) - YouTube İkili Tv - YouTube

İkili Sıvı Sabunluk fiyatları ve özelliklerini karşılaştır kategori & marka ayrıştırması ile en uygun . İkili Sıvı Sabunluk fiyat avantajını yakala!. Cimri.com'da senin için 53 adet İkili Sıvı Sabunluk ürünü bulduk.İkili Sıvı Sabunluk kategorisinde en favori Sabunluk ve diğer kategorilerinden birini tercip edip filtre seçimleriyle birlikte İkili Sıvı Sabunluk ... İkili; biri yazar biri çizer iki kişi tarafından kurulan, markaların dijitalleşme süreçlerini kusursuz gerçekleştirmeyi hedefleyen tasarım ve dijital pazarlama stüdyosudur. fullamoda.com Kombinleme kolaylığını hemen keşfet! En rahat kadın takım modelleri fullamoda.com`da! Özel tasarım ikili takım çeşitlerini indirimli inceleyin! Sizde ücretsiz demo hesap oluşturarak, İkili Opsiyon'u uzmanından öğrenin. 100.000 $ sanal para ile öğrenirken, risk almayın. 7/24 Canlı Destek 0 212 966 03 03 Marcus ve Mike eski tüfek iki polis müfettişidir. Narkotikte görevli olan polisler, uyuşturucuya karşı amansız bir mücadele vermektedirler. Heyecan ve aksiyonun hız kesmediği çılgın ikili 3 her zaman çılgın aynı zamanda komik sahneleriyle de güldürmeyi de başarıyor.

[index] [6090] [3371] [779] [4567] [6652] [6142] [1000] [7148] [5844] [7507]

Komik İkili Oyna - Akrep Oyun

Süper İkili kanalımızda eğlenceli video, komik video, troll parodi, çılgın challange, eğlenceli yarışmalar, komik yarışmalar hazırlayıp sizlere sunacağız. Bi... Welcome to Limitsiz İkili We produce different vlog and fun filled videos to inform you while entertaining you on our Tuncay and Ebru channel. Do not forget ... http://www.facebook.com/JackieChanTurkeyFanPage TR: Arkadaşlar Jackie Chan'in Bütün Filmleri,Videoları,Fotoğrafları,Haberleri ve Aradığınız Herşey ... Muhteşem İkili Resmi YouTube sayfası Dizinin full bölümleri için : https://www.kanald.com.tr/muhtesem-ikili/bolumler Biri Anadolu diğeri Avrupa Yakasının en ... Eğlenmek isteyen herkesi kanalımıza bekleriz iyi seyirler SPONSORLUK VE İŞ GÖRÜŞMELERİ İÇİN Vb [email protected]

http://forex-korea.selmining.pw